AnasayfaPortalGaleriSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Tapınak Şövalyeleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
samanyolu
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 27124
Yaş : 49
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : yazar
Lakap : yazar
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: Tapınak Şövalyeleri   Çarş. Kas. 21, 2012 9:05 am


TTapınak Şövalyeleri kimlerdir ve gerçekten bu örgüt günümüzde faal bir güç odağı mıdır? Bu kitapta bu gibi sorulara ışık tutacağız. Tapınakçılar, daha önce Yeni Masonik Düzen (1995) ve Global Masonluk (2002) gibi eserlerimizde de kısmen incelediğimiz gibi, kökeni Haçlı Seferleri'ne dayanan bir örgüttür. Hıristiyanlık uğruna savaşmaya and içmiş bir Haçlı tarikatı olarak kurulmuş, ancak zamanla hem sapkın bir öğretiye kapıldığı hem de maddi çıkara dayalı kapitalist bir düzen kurduğu için Kilise ile ters düşmüştür.
Tapınakçılar hakkındaki söylentiler sonucunda tarikat, Fransa Kralı ve Papa'nın ortak kararıyla dağıtılmış ve şövalyeler tutuklanmıştır. Yıllar süren sorgulamalar sonucunda tarikatın gerçekten sapkın bir öğretiye inandığı, bugün satanizm gibi akımlarda gördüğümüze benzer kara büyü ayinleri yaptığı ortaya çıkmış ve örgüt tamamen yasaklanmıştır. Bazı tarihçiler, Tapınakçıların yargılanması ve dağıtılmasının Ortaçağ'ın en önemli sosyal olaylarından biri olduğunu belirtirler. Çünkü tarikat, yasaklanmadan önce gerçekten büyük bir güce ulaşmıştır.

Hikayenin asıl ilginç yönü ise, Tapınak Şövalyeleri tarikatının dağıtılmasından sonra başlar. Yaygın kabule göre, tarikat varlığını yer altında sürdürmüş, Kilise'ye ve genel olarak İlahi dinlere karşı şiddetli bir aleyhtarlık geliştirerek yaşamış ve uzun vade içinde masonluk olarak bildiğimiz örgüte dönüşmüştür. Masonların, din karşıtı felsefelerin, devrimlerin veya siyasi hareketlerin içinde hep aktif olmaları, söz konusu Tapınakçı geleneğin bir sonucudur.

Bunun anlamı şudur: Tapınak Şövalyeleri bugün de yaşamaktadırlar. Ancak "masonluk" ismi altında. Bugün masonluğun en üst derecelerine varanlar "Tapınağın Koruyucusu" gibi şövalye ünvanları alırlar. Amerika'da halen Tapınak Şövalyeleri (Knight Templar) adıyla toplanan localar, masonlukla içiçedir. Masonluk ise, hem Tapınakçı geleneğin başlıca özelliği olan din aleyhtarlığını sürdürmekte, hem de kimi zaman illegal mafya yöntemlerini de kullanarak uluslararası bir çıkar örgütü olarak faaliyet göstermektedir. Bu illegal yöntemlerin P2 mason locası ve Karındeşen Jack cinayetleri gibi ilginç örneklerini kitabın ilerleyen bölümlerinde inceleyeceğiz. Dahası Tapınakçı/mason örgütlenmesinin Türkiye'nin yakın tarihi üzerindeki bazı etkilerini de ele alacağız.

Ve tüm bunlar, bizlere; tarihin ve güncel olayların akışının kimi zaman göründüğünden farklı olduğunu, doğal olarak geliştiği zannedilen süreç ve olayların ardında bazen karanlık amaçlar bulunduğunu göstermektedir. Allah'ın Kuran'da bizlere haber verdiği gibi, "kötülüğü örgütleyip düzenleyenler" (Nahl Suresi, 45) vardır ve bunlar kimi zaman yanıbaşımızdadırlar.

_________________
..
HAYATIMIN İSMİSİN
ZAMANIN İLACI
HAYATIN TADI
SONSUZLUĞUN VARLIĞIMSIN.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://samanyolu.forumup.com
samanyolu
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 27124
Yaş : 49
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : yazar
Lakap : yazar
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: Geri: Tapınak Şövalyeleri   Çarş. Kas. 21, 2012 9:13 am

Tapınakçıların Karanlık Tarihi

Haçlı Seferleri her ne kadar Hıristiyan inancının bir ürünü olarak bilinse de, aslında temeli bütünüyle maddi çıkarlara dayalı olan savaşlardır. Avrupa'nın büyük bir yoksulluk ve sefalet içinde yaşadığı bir devirde, Doğu'nun ve özellikle de Ortadoğu'daki Müslümanların refah ve zenginliği, Avrupalıları özellikle de Kilise'yi cezbetmiştir. Bu cazibenin, Hıristiyanlığın dini öğretileriyle de süslenmesi sonucunda, dini görünüm altında, fakat gerçekte dünyevi amaçlara yönelik bir "Haçlı" zihniyeti ortaya çıkmıştır. Hıristiyanların, daha önceki devirlerde temelde barışçı bir siyaset izlerken, ani bir dönüşle savaşçılığa eğilim göstermelerinin asıl nedeni de budur.Haçlı Seferleri'nin başlangıç noktası, 1095 yılının Kasım ayında, Papa II. Urban'ın başkanlığında ve üç yüz din adamının katılımıyla gerçekleşen Clermont Konseyi oldu. Bu konseyde o zamana kadar Hıristiyan dünyasında hakim olan barışçı doktrin terk edildi ve Haçlı Seferleri'nin temeli atıldı. II. Urban, Clermont Konseyi'nin sonunda, farklı toplumsal sınıflara mensup bir kalabalık önünde yaptığı konuşma ile bu durumu ilan etti.

Papa II. Urban bu meşhur söylevinde, Hıristiyanlardan kendi aralarındaki çekişme ve savaşları bırakmalarını istedi; zengin, fakir, "asil", "köylü" herkesi tek bir bayrak altında birleşmeye ve "Kutsal Toprakları Müslümanların elinden kurtarmak için" savaşmaya çağırdı. Ona göre bu, "kutsal bir savaş" olacaktı.

Tarihçilerin iyi bir hatip olarak tanımladığı II. Urban'ın amacı, Hıristiyanları, Müslüman Türklere ve Araplara karşı kışkırtmaktı; bunda da başarılı oldu. Doğu'daki Hıristiyanların zor durumda olduğunu, hacıların taciz edildiğini ve engellendiğini, Hıristiyanlarca kutsal sayılan yerlere saygısızlık edildiğini iddia etti.1 Elbette bunlar gerçeklere tamamen aykırıydı.

Zira tarihçilerin de ifade ettikleri gibi, o dönem, Müslümanlar Ehl-i Kitaba büyük bir hoşgörü ve adaletle davranıyor, her türlü ibadetlerine de izin veriyorlardı. Kutsal Topraklarda yaşayan tüm azınlıklar İslam ahlakının getirdiği bu huzurlu ortamdan faydalanıyorlardı. Bununla birlikte dönemin günümüze kıyasla son derece ilkel haberleşme ve iletişim koşullarında, Avrupalıların bu gerçeklerden haberleri yoktu elbette. (Latince yerine Yunancayı kullanan Bizanslılar Ortodoks mezhebi hakkında bile az şey biliyorlardı; İslamiyet ve Müslümanlara dair bilgileri ise bundan daha da azdı, yalan yanlış kulaktan dolma şeylerden ibaretti.) Bu nedenle, Papa, dinleyicilerin duygularını tahrik etmeyi başardı. Dahası önemli bir teşvik olarak, söz konusu seferde görev alanların tüm günahlarının bağışlanacağı vaadinde bulundu. Konuşmanın sonunda büyük bir coşkuya kapılan dinleyiciler, elbiselerine dikmeleri için kendilerine dağıtılan kumaştan yapılmış haçları aldılar ve "kutsal savaş" çağrısını herkese duyurmak için harekete geçtiler.

_________________
..
HAYATIMIN İSMİSİN
ZAMANIN İLACI
HAYATIN TADI
SONSUZLUĞUN VARLIĞIMSIN.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://samanyolu.forumup.com
samanyolu
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 27124
Yaş : 49
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : yazar
Lakap : yazar
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: Geri: Tapınak Şövalyeleri   Çarş. Kas. 21, 2012 9:18 am

Tarihin akışına etki edecek bu çağrı "olağanüstü" yankı uyandırdı. Kısa sürede hem profesyonel savaşçıların hem de on binlerce sıradan insanın katıldığı dev bir "Haçlı ordusu" oluştu.

Bazı tarihçiler Doğu'nun zengin kaynaklarını sömürmeyi amaçlayan Hıristiyan kralların Papa'ya böyle bir "kutsal savaş" çağrısı için baskı yaptığını ifade ederler. Kimi tarihçiler ise, Papa II. Urban'ın bu girişiminde, kendisine rakip olan bir diğer papa adayını gölgede bırakabilme isteğinin rol oynadığını düşünürler.

Papa'nın çağrısına heyecanla tabi olan Avrupalı krallar, prensler, aristokratlar veya diğer insanlar da aslında temelde dünyevi niyetlerle bu savaş çağrısını kabullenmişlerdi. Fransız Şövalyeleri daha fazla toprak ummuş, İtalyan tacirleri Doğu Avrupa limanlarında ticareti büyütmeyi hayal etmiş, çok sayıdaki yoksul insan da, sadece gündelik sıkıntı ve zorluklarından kaçabilmek için bu seferlere katılmıştı.2 Nitekim bu aç gözlü kitle, yol boyunca pek çok Müslümanı -ve hatta Yahudiyi- sırf "altın ve mücevher bulma" hayaliyle öldürdü. Hatta Haçlılar, öldürdükleri insanların karınlarını deşerek, "ölmeden önce yuttuklarına" inandıkları altın ve değerli taşları araştırıyorlardı. Haçlıların maddi hırsı o kadar büyüktü ki, IV. Haçlı Seferi'nde Hıristiyan Konstantinopolis'i (yani İstanbul'u) dahi yağmalamaktan çekinmemişler, Ayasofya'daki Hıristiyan fresklerinin altın kaplamalarını sökmüşlerdi.

_________________
..
HAYATIMIN İSMİSİN
ZAMANIN İLACI
HAYATIN TADI
SONSUZLUĞUN VARLIĞIMSIN.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://samanyolu.forumup.com
samanyolu
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 27124
Yaş : 49
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : yazar
Lakap : yazar
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: Geri: Tapınak Şövalyeleri   Çarş. Kas. 21, 2012 9:42 am

Haçlı Seferleri, barış içinde yaşayan Ortadoğulu Müslümanlara karşı barbar bir saldırıydı.Haçlı BarbarlığıHaçlı Barbarlığı


Haçlı Seferleri, barış içinde yaşayan Ortadoğulu Müslümanlara karşı barbar bir saldırıydı.

İşte kendilerine "Haçlılar" denen bu güruh, üç büyük grup halinde 1096'nın yaz aylarında yola çıktılar; farklı rotaları izleyerek Konstantinopolis'de biraraya geldiler. Bizans İmparatoru I. Alexius'un elinden gelen desteği verdiği bu topluluk, yaklaşık 4.000 atlı şövalye ve 25.000 yaya askerden oluşmaktaydı.3 Ordunun kumandanları, Toulouse Kontu Raymond, Taranto Dükü Bohemond, Godfrey of Bouillon, Vermandois Kontu Hugh ve Normandiya Dükü Robert'di. Manevi liderliği ise, II. Urban'ın yakın arkadaşı olan Piskopos Adhemar of Le Puy üstlenmişti

_________________
..
HAYATIMIN İSMİSİN
ZAMANIN İLACI
HAYATIN TADI
SONSUZLUĞUN VARLIĞIMSIN.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://samanyolu.forumup.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Tapınak Şövalyeleri   Bugün 5:03 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Tapınak Şövalyeleri
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Karahanlının Öldürülmesi Ve Tapınakçılar
» hava gezginleri, güney hava tapınağı ve keşiş gyatso

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
asianeagle.niceboard.com :: A-Religion :: WORLD RELIGIONS-
Buraya geçin: