AnasayfaPortalGaleriSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 KİTAP DÜNYASI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
samanyolu
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 27106
Yaş : 49
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : yazar
Lakap : yazar
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: KİTAP DÜNYASI   Salı Tem. 30, 2013 8:19 am


Antik Site; bu tozlu kitap, tarihçi Fustel de Coulanges'ın kaleminden, bugünkü dinlere, inançlara ve yönetim organlarına ilham veren dinlerin-inançların hukukun-iktidarların tarihini ve işleyişini anlatıyor.

Bir tarih çalışmasının örneği ve kanıtı olan Antik Site, günümüzden 147 yıl "evvel"1864 yılında, antik kaynak, belge ve fiziksel kanıtların ince elenip sık dokunmasıyla ortaya çıkmış bir çalışma.

Hakikaten tozlu bir kitap, ama Antik Site, esas ilgisi bakımından evvel zaman içinde olanların değil, bugün içinde yaşadığımız evrensel hakikatlerin varlık bulduğu uzun çağların incelenmesi. Ölümlü varlık insana doğumuyla ölümü arasındaki günlük yaşamında kayıtsız-şartsız efendilik eden inançların, eskiden - bugün (de) tapındığımız hukukun, devletin, ırkların-milletlerin,
dinlerin, ahlâkın, ailenin vs.birbirlerini farkına dahi varmadan dönüştürmesiyle ân be ân oluşan toplumsal belirlenme, bilinç, iktidar kavramlarının büyüleyici tarih anlatımı... Eski inançlarla ve eski iktidar-hukuk biçimleriyle bugünküleri karşılaştırma imkânını reddedilemeyecek bir apaçıklıkla sunabiliyor. Coulanges'ın âdeta "eski inançları-iktidarları-yönetim tarzlarını bilmeyen bugünkü inançları/ yönetim tarzlarını eşsiz sanır" dediği Antik Site, bir hikâye değil, büyüleyici bir inanç - iktidar-hayat tasviri.

_________________
..
HAYATIMIN İSMİSİN
ZAMANIN İLACI
HAYATIN TADI
SONSUZLUĞUN VARLIĞIMSIN.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://samanyolu.forumup.com
samanyolu
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 27106
Yaş : 49
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : yazar
Lakap : yazar
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: Geri: KİTAP DÜNYASI   Salı Tem. 30, 2013 8:23 am


Dan Brown'ın sır gibi gizlenen kitabı 12 ülke ile aynı anda Türkiye'de de piyasaya çıktı. Hatta saat farkını göz önüne alırsak kitap dünyada ilk olarak Türkiye kitapçılarının raflarında yer aldı.

Dan Brown bu kitabı yazarken Dante'nin Cehennem'inden esinlendiğini söylemişti. Kitabı okurken de bu etkiyi görebiliyorsunuz; Dante'nin cehennemi sizi içine çekiyor!

Bugün Dünya Sağlık Örgütü'nün de açıkladığı üzere dünya nüfusu büyük bir hızla artmakta. Kitapta da bu nüfus artışının yaşantımızı nasıl olumsuz etkileyeceği anlatılıyor ve bu sorun bir cehennem olarak karşımıza çıkıyor. Peki, bu cehennemden nasıl kaçılır, bu sorunun cevabını arıyoruz bu kitapta. Bu arayışta da Brown Dante'nin Cehennem'indeki iç içe geçmiş ve gittikçe daralan dokuz sarmal daireye ve orada acı çeken insanlara atıfta bulunuyor.

Alışıldık Dan Brown kitapları gibi bu kitapta da yine sırlar, gizem, şifreler ve tabii sanat tarihi var. Ama Türkiye'deki okuyucular için bu sefer büyük bir fark mevcut. Çünkü cehennemin kapıları aslında İstanbul'a açılıyor! Hikâye Floransa'da başlasa da merkezde İstanbul var! Ve İstanbul'da da öne çıkarılan yerler Yerebatan Sarayı ile Ayasofya!

Kahramanımız ise yine Robert Langdon.

Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa'da bir hastane odasında gözlerini açtığında ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bir nehrin karşı kıyısından kendisine "Ara, bulacaksın!" diye seslenen gümüş saçlı güzel bir kadın ve onu çevreleyen, toprağa baş aşağı gömülü can çekişen bedenlerdir.

Langdon gördüğü kâbusları anlamlandırmaya çalışırken kadın bir suikastçı tarafından takip edildiğini, kendisine tedavi uygulayan doktorlardan biri gözlerinin önünde vurulunca anlar. Hastanede görevli diğer doktorlardan biri olan Sienna Brooks'un o ölüm kalım anında yardım etmesiyle hayatta kalır ve neler olduğunu ilk olarak onun ağzından duyma fırsatına kavuşur.

Sienna'nın evinde kendine bir yol çizmeye ve olan biteni anlamaya çalışırken, genç doktorun, üzerinden çıktığını söylediği bir projektör, Langdon'ın çözmesi gereken sırlar ve şifreler dünyasının kapısını aralar. Projektörden duvara yansıyan, Botticelli'nin ünlü La Mappa del'Inferno adlı eserinin bir görüntüsüdür; ama bir fark vardır. Buradaki cehennem tasvirinde bir mesaj gizlidir.

Langdon bir yandan mesajı çözmek, bir yandan da müşterilerinin amaçlarına ulaşabilmeleri için varlıkları, personeli, tecrübesi ve yaratıcılığı her zaman sınırsız bir hizmet sunan gizemli örgüt Konsorsiyum'um peşine taktığı suikastçılardan kurtulmak zorundadır. Bu örgüt ister borsayı yükseltmek, ister bir savaşı meşrulaştırmak, ister bir seçimi kazanmak veya bir teröriste tuzak kurmak olsun, dünyanın siyasal güçleri için sahte bilgi komploları düzenleyen, akla hayale gelmedik senaryolarla kurulu dünya düzenini korumaya çalışan gizemli bir örgüttür ve şimdi de Langdon'ın peşindedir. Simgebilim profesörü hem Konsorsiyum'la baş etmeye hem de şifreleri adım adım çözdükçe Floransa sokaklarında farklı pek çok mekâna giderek ipuçlarını puzzle'ın parçaları gibi yerli yerine koymaya çalışır.

Sonunda Langdon Floransa'nın en eşsiz şaheserlerinden biri olan Vecchio Sarayı'nda muhafaza edilen bir ortaçağ veba maskesine, Dante'ye ait olan ölüm maskesine ulaşır ama ne yazık ki maske çalınmıştır ve çalanların bunu hangi amaca hizmet ederek yaptıklarını anlamak için Profesör Langdon bu aşamayı çözmek zorundadır. Fakat Langdon eldeki çok az ipucundan hareketle mantıklı bir sonuca ulaşamasa da eğer maskeyi ele geçirebilirlerse sırrı da çözebileceklerine inanmaktadır. Ve bundan sonra da amansız bir kovalamaca başlar. Artık, ipuçları Dante'nin Cehennem'inin içinde saklı olan bir bilmecenin etrafında şekillenen korkunç bir senaryonun içindedir ve hem peşindekilerden kurtulmak hem de kendisine umut bağlayan bilim dünyasının ümitlerini boşa çıkarmamak zorundadır.

Ve Floransa'nın tarih kokan dar sokaklarından Venedik'in muazzam bazilikalarına uzanan bu semboller zinciri Langdon'ı tarihi sonsuza dek değiştirebilecek olan bir mekâna sürükler. Burası üç imparatorluğun merkezi olmuş, insanlık tarihi kadar eski, dünyanın incisi İstanbul'dur. Ve bu şehirde ya tarih baştan sona yeniden yazılacak ya da bunu yazacak hiç kimse kalmayacaktır...

24 saat içinde geçen Robert Langdon'ın bu soluksuz macerası bu sefer Dan Brown okuyucularını daha bir saracağa ve nefessiz bırakacağa benziyor!



_________________
..
HAYATIMIN İSMİSİN
ZAMANIN İLACI
HAYATIN TADI
SONSUZLUĞUN VARLIĞIMSIN.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://samanyolu.forumup.com
samanyolu
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 27106
Yaş : 49
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : yazar
Lakap : yazar
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: Geri: KİTAP DÜNYASI   Salı Tem. 30, 2013 10:42 am


Yaklaşık üçbin yıl, doğuşundan Büyük İskender'in fethine kadar, antik dünyanın en sürekli uygarlıklarından biri olarak tarih sahnesinde kalmış olan antik Mısır, günümüz tarih ve arkeolojisinin de en önemli çalışma alanlarından birini oluşturmaktadır. Bu kitapta birçok bakımdan gizemini hâlâ koruyan bu uygarlığın doğuşu, gelişimi ve giderek yok oluşu, tarihsel perspektif içerisinde ele alınmaktadır. Uygarlık yolunda insanlığın en uzun deneyimini oluşturan Mısır tarihini incelerken bazı sorular ister istemez karşımıza çıkmaktadır. Günümüz Batı uygarlığının temelini meydana getiren antik Yunan ve Roma uygarlıkları Mısır uygarlığından ne ölçüde etkilenmişlerdi? Uygarlıklar sürekli gelişim içerisinde midirler, yoksa bir gün yok olmaları kaçınılmaz mıdır? Uygarlıklar nasıl oluşur ve nasıl yok olurlar? Eski Mısır'ı incelerken daha pek çok sorular sorabiliriz. Eski Mısır bu ve benzeri sorulara yanıt aramak için başvuracağımız bir bilgi kaynağıdır.

_________________
..
HAYATIMIN İSMİSİN
ZAMANIN İLACI
HAYATIN TADI
SONSUZLUĞUN VARLIĞIMSIN.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://samanyolu.forumup.com
samanyolu
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 27106
Yaş : 49
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : yazar
Lakap : yazar
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: Geri: KİTAP DÜNYASI   Salı Tem. 30, 2013 10:47 am


Eski Mısır ile size mimarlık, sanat, edebiyat, siyaset ve din alanlarında ilklere imza atmış bir uygarlığın öyküsünü sunuyoruz.
Eski Mısırlılar dünyanın ilk ulus-devletini kurdular. Ölüme çare bulma kaygısıyla piramitleri inşa ettiler. Gize'deki Büyük Piramit MS 1889 yılında Eiffel Kulesi tamamlanana dek, yani 4400 yıl boyunca dünyanın en yüksek yapısı olarak kaldı. Kraliçe Nefertiti antik ve modern güzellik anlayışının oluşmasında rol oynadı. Kral Akhenaton tek tanrılı din fikrini ilk ortaya atan ve böyle bir dini örgütlemeye çalışan ilk kişi oldu. Meçhul bir yazar Shakespeare'den 3500 yıl önce Hamlet'e şaşılacak kadar benzeyen bir eser kaleme aldı. Kral Tutankhamon mezarına eşsizliğini bugüne dek korumuş büyük bir hazineyle gömüldü.
Toby Wilkinson dünyanın en eski uygarlıklarından birinin bu etkileyici öyküsünü I. Sülale'nin kurucusu Narmer'den Makedon hanedanının son hükümdarı Kleopatra'nın hazin sonuna dek çok çarpıcı bir üslupla anlatıyor.

"Firavunların tarihini çok sürükleyici biçimde anlatan usta işi bir eser."
-Simon Sebag Montefiore, BBC-

_________________
..
HAYATIMIN İSMİSİN
ZAMANIN İLACI
HAYATIN TADI
SONSUZLUĞUN VARLIĞIMSIN.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://samanyolu.forumup.com
samanyolu
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 27106
Yaş : 49
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : yazar
Lakap : yazar
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: Geri: KİTAP DÜNYASI   Salı Tem. 30, 2013 10:55 am

Eski Türk halklarının dinlerini ve mitolojilerini kesin ve güvenilir bir biçimde ana hatlarıyla betimlemek için vakit henüz çok erken. Dinleri, tek tanrı ya da en azından diğer tanrılardan daha üstün olan bir gök tanrı inancına dayanmaktadır. Fakat ayrıca insanüstü güçlere de inanmakta, hayvanlara ilgi duymakta ve şüphesiz totemizme meyletmekteydiler. Dinleri, dünyanın başlangıcı ve sonuna fazlaca eğilmezken, daha çok büyük şahsiyetlerin doğumunu ve boyların oluşumunu açıklamaya çalışmaktadır. Bu bağlamda, genellikle bir hayvanla bir insanın birleşmesi ya da bir ışığın müdahalesi sonucu gerçekleşen doğumlara ilişkin olağanüstü anlatılara yer verilmektedir. Dinleri, sınıflama konusunda karakteristik bir anlayışa ve zengin ritüellere sahiptir, ne var ki biz bunların ancak bir kısmını bilmekteyiz. Bu ritüellerde kurban konusuna asıl rol düşmektedir, ancak temizlik ve tabulaştırma konularına da geniş yer verilmektedir. Eski Türk halklarının bu dini, başka bir dünyada ebedi hayatı yaşamaya ya da bu dünyada kalmaya mahkûm edilen ölüleri ve ataları konu edinmektedir. Dinlerinde, kehanet ve büyü konuları yer almakta, ayıca şamanist ögelere de sıkça rastlanmaktadır.

_________________
..
HAYATIMIN İSMİSİN
ZAMANIN İLACI
HAYATIN TADI
SONSUZLUĞUN VARLIĞIMSIN.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://samanyolu.forumup.com
samanyolu
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 27106
Yaş : 49
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : yazar
Lakap : yazar
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: Geri: KİTAP DÜNYASI   Salı Tem. 30, 2013 11:10 am

Beş bin yıl önce, balçık kaplı, bereketli bir ovada iki halk, Akkadlar ve Sümerler yaratıcılıklarını ve kültürlerini birleştirip tüm antik Yakındoğu'ya egemen olan bir imparatorluğun; Mezopotamya'nın temellerini attılar. Önce Hammurabi'nin, sonra Nabukadnezar'ın kenti olan Babil, bu imparatorluğun gücünün ve şanının ölümsüz temsilcisidir. Çok uzun zaman için belleklerden silindikten sonra, iki yüzyıldan kısa bir süredir kalın toprak kefeninden ve unutulmuşluktan mucizevi bir biçimde, ağır ağır sıyrılan bu uygarlık, bize kültürümüzün temellerini gösteriyor. Asurolog ve usta hikaye anlatıcısı Jean Bottero, yazıyı, bilimi ve edebiyatı icat eden bu uygarlığın zengin mirasını gözler önüne seriyor.

_________________
..
HAYATIMIN İSMİSİN
ZAMANIN İLACI
HAYATIN TADI
SONSUZLUĞUN VARLIĞIMSIN.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://samanyolu.forumup.com
samanyolu
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 27106
Yaş : 49
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : yazar
Lakap : yazar
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: Geri: KİTAP DÜNYASI   Salı Tem. 30, 2013 11:15 am

Kendilerini Üç İnisiye olarak tanıtan yazarların 1912 yılında yayınlanan ve Hermesçi Öğretileri sade bir dille açıklayan bu küçük kitap, o zamandan beri bir yeraltı klasik olarak ünlenmiştir. Aradan geçen süre içinde kitabın önemi azalacağına artmış ve ezoterizm öğrencilerinin en önemli ve temel kaynaklarından biri haline gelmiştir. Kadim Mısır'dan bu yana kuşaktan kuşağa aktarılan gizemli Hermesçi Öğretileri anlatan Batı Ezoterik Geleneği ile ciddi olarak ilgileneni herkesin kütüphanesinde mutlaka bulunması gereken bu kayna, eski Mısır'da yaşadığı varsayılan efsanevi Üç Kez Yüce Hermes'ın ortaya koyduğu mistik, metafizik evrensel ve ruhsal öğretileri Yedi Hermetik Prensip ile açıklamaktadır. Kuşaktan kuşağa bir gizli öğreti olarak aktarılan bu öğretiler klasik Yunan felsefesini de etkilemiş ve günümüzde dek bir gizli öğreti olarak varlığını sürdürmüştür.

_________________
..
HAYATIMIN İSMİSİN
ZAMANIN İLACI
HAYATIN TADI
SONSUZLUĞUN VARLIĞIMSIN.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://samanyolu.forumup.com
samanyolu
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 27106
Yaş : 49
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : yazar
Lakap : yazar
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: Geri: KİTAP DÜNYASI   Salı Tem. 30, 2013 11:21 am

Metropolis antik kenti Efes ve İzmir arasındaki çam ormanlarıyla kaplı Gallesion Dağı'nın eteklerinde kurulmuş, adı ise Meter Gallesia isimli Ana Tanrıça'dan esinlenerek Metropolis olmuştur. Ana Tanrıça (Kybele) inanışı, Eski Anadolu'da Cilalı Taş (Neolitik) dönemden beri oldukça yaygındı ve özellikle Batı
Anadolu'da mağara, kaya tapınağı, açık hava tapınağı gibi kayalıklı doğal alanlarda tapkı görmekteydi.

Metropolis'in kuzeyinde Gallesion Dağı yamacında bulunan birbirine yakın iki sarkıt ve dikitli mağarada yapılan uzun ve zahmetli kazılar sonunda bulunan 554 pişmiş toprak heykelcikten 404 tanesinin Ana Tanrıça tasviri olması burasının Ana Tanrıça'ya adanmış bir kült alanı olduğunu göstermektedir. Kaçakçılar tarafından yer yer delik deşik edilen mağaralarda, çok titiz yürütülen kazı ve temizlik çalışmalarında dolgu
toprak çıkrıklar yardımıyla dışarı taşınmış kemik dahil tüm buluntular elenerek ayrılmış ve tasnif edilerek araştırma için saklanmıştır. Buluntu istatistiklerinin gösterdiğine göre kült alanı en yoğun olarak Helenistik ve Roma dönemlerinde kullanılmıştır.

Buluntular içinde dikkat çekici grup Agorakritos tipindeki Ana Tanrıça heykelcikleridir. Tanrıça bu heykelciklerde arkalıklı tahtında oturur, başında bir polos bulunur ve saçları lüleler halinde omuzlarına dökülür. Tahtın soluna dayadığı elinde cepheden bir def, sağ elinde bir sunu tası tutar. Kucağında ise sağa doğru kıvrılmış yatan bir aslan görülür. Tanrıça'nın kült yoldaşı Attis olarak kesin tanımlanabilen bir figürün parçası ele geçmemiştir.

_________________
..
HAYATIMIN İSMİSİN
ZAMANIN İLACI
HAYATIN TADI
SONSUZLUĞUN VARLIĞIMSIN.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://samanyolu.forumup.com
samanyolu
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 27106
Yaş : 49
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : yazar
Lakap : yazar
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: Geri: KİTAP DÜNYASI   Salı Tem. 30, 2013 11:33 am

En eski yerleşim birimlerinin, en eski uygarlıkların beşiğidir Mezopotamya. Yapılan kazılarda ele geçen buluntular dünya uygarlığının ilk başlangıcına götürür bizleri. Yazının bulunuşu, ilk yasanın Hamurabi yazıtları olması, çoktanrılı dinlerden tek tanrılı dinlere burada geçilmesi bir tesadüf değildir.

L.W. King ve H.R. Hall ihtisas konuları olan Mısır, Kalde, Suriye, Babil ve Asur Tarihi konusunda yaptıkları inceleme ve araştırmaları belgeleriyle bizimle paylaşıyorlar, bizi o yüzyıllara götürüyorlar. O uygarlıkların ışığında insanlık tarihini anlamamıza yardım ediyorlar.

En acı olan bizlerin, binlerce yıldır var olan bu uygarlıklara sahip çıkmayarak, onları korumayı ve bu kültürlerin izlerini yaşatmayı bilmeyişimiz. O günden bugüne yaşamış ve yok olmuş bu uygarlıklardan ders alarak bu topraklarda misafir olduğumuzu unutmadan barış içinde yaşamamız. İnsanlık tarihine sahip çıkmamız.

_________________
..
HAYATIMIN İSMİSİN
ZAMANIN İLACI
HAYATIN TADI
SONSUZLUĞUN VARLIĞIMSIN.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://samanyolu.forumup.com
samanyolu
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 27106
Yaş : 49
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : yazar
Lakap : yazar
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: Geri: KİTAP DÜNYASI   Salı Tem. 30, 2013 12:06 pm


_________________
..
HAYATIMIN İSMİSİN
ZAMANIN İLACI
HAYATIN TADI
SONSUZLUĞUN VARLIĞIMSIN.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://samanyolu.forumup.com
samanyolu
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 27106
Yaş : 49
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : yazar
Lakap : yazar
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: Geri: KİTAP DÜNYASI   Salı Tem. 30, 2013 12:08 pm


_________________
..
HAYATIMIN İSMİSİN
ZAMANIN İLACI
HAYATIN TADI
SONSUZLUĞUN VARLIĞIMSIN.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://samanyolu.forumup.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: KİTAP DÜNYASI   Bugün 10:47 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
KİTAP DÜNYASI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
asianeagle.niceboard.com :: A-Countries :: ASİAN COUNTRIES-
Buraya geçin: