AnasayfaPortalGaleriSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kelt Astrolojisi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
samanyolu
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 27191
Yaş : 49
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : yazar
Lakap : yazar
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: Kelt Astrolojisi   Ptsi Mart 10, 2014 10:57 am

Kelt Astrolojisi
Druidler’in bilgilerini sonraki nesillere metinlerden daha çok sözlü olarak geçirmeleri sebebiyle, Kelt Astrolojisi ile ilgili yazılar az sayıda olmakla birlikte, bunların incelenmesi ve çevirisi için de gerekli çaba gösterilmemiştir.

http://www.astrologyanalyst.com
Güncelleme: 17:26 TSİ 10 Mayıs. 2010 Pazartesi
Günümüzde Eski İrlanda Astrolojisi veya Kelt Ağaç Astrolojisi olarak da adlandırılmaya başlanan Kelt Astrolojisi, ağırlıklı olarak İrlanda’daki Druidler’in uyguladığı, içeriği tam olarak bilinmeyen bir Astroloji türüdür. Druidler’in bilgilerini sonraki nesillere metinlerden daha çok sözlü olarak geçirmeleri sebebiyle, Kelt Astrolojisi ile ilgili yazılar az sayıda olmakla birlikte, bunların incelenmesi ve çevirisi için de gerekli çaba gösterilmemiştir. Var olan metinlerin bir kısmı da, Aziz Patrick’in bizzat kendisinin yaktığı Pagan metinleriyle birlikte ebediyen yok olmuştur.

Diğer taraftan, Batı, Hint veya Çin Astrolojisi’ndekilere benzemeyen, kendine özgü bir semboller sistemi içerdiği bilinmektedir. Bu semboller de, çoğunlukla Ogham adı verilen alfabelerinde şifrelenmiştir.

Robert Graves, 1946’da yazdığı The White Goddess’da (Beyaz Tanrıça) Kelt alfabesini yüzeysel olarak incelemeleri ve bunların sembolizmleri hakkında oluşturduğu fikirler ile konuya bir açıklık getirmiş gibi görünse ve The White Goddess New Age yazarları arasında oldukça popüler olmuşsa da, bugün bilinenen Kelt Astrolojisi’nin daha sonradan “imal edildiği”, mevcut Astroloji dallarından esinlenilerek baştan kurulduğu görüşü yaygındır. Zaten Graves’in eserinin amacı, Kelt Astrolojisi’ni incelemek değil, kendi deyişiyle “şiirsel mitlerin tarihini gramerini” sunmaktır. Bu nedenle aslında bir şair olan ve şiiri inceleyen Graves, bu tip akademik eksiklikler sebebiyle eleştirilemez. Her ne kadar eserinde birçok tespitte bulunmuş, insanlığın gelişiminden ve gerçek şiirin köklerinin de kendi “Beyaz Tanrıça”sının kültünün ritüellerinden geldiğini iddia etmişse de, böyle bir Beyaz Tanrıça’nın tarihin hiçbir zamanında kendi ifade ettiği şekilde bir inanç sisteminde yer almadığı aşikardır. Graves, Beyaz Tanrıça’yı, tanrıçaya tapınma kültlerinin prototip dinler olduğu fikri için öne çıkarmış ve onu çoğunlukla şiir tarihinin gelişimi ve içeriği üzerinden takip etmiştir.

Haberin devamı ↓
reklam
Eleştirilsin veya eleştirilmesin, bugün Kelt astrolojisi hakkında eldeki bilgilerden şu şekilde bir özet çıkarılabilir:

MÖ 1000 civarlarında İngiltere Adaları’nda yaşamış Kelt rahipleri olan Druidler, 13 ay içeren Ay takvimi kullanmışlar ve Zodyak’ı da bu nedenle 13 bölüme ayırmışlardır. Yani Kelt Astrolojisi Güneş’in değil, Ay’ın hareketlerine bağlıdır ve bu nedenle Lunar Astroloji dalları arasında sayılır. Kullandığı Zodyak da, bizim bugün kullandığımız, Güneş’in yaklaşık 1 ayda aldığı mesafeye göre sınırlandırılan 12 bölgeyi içeren Zodyak’tan farklılık gösterir.

Zodyak sembolleri de birçok kültürde gördüğümüz şekilde hayvanlar değil, ağaçlardır. Druid inancı, genllikle doğanın ve doğaüstünün güçlerinin farkında olma temeli üzerine kurulmuştur. Bu güçler de ağaçlarda yaşayan periler ve ruhlar tarafından temsil edilmektedir. Ağaçlara, Üstün Varlık’ı temsil eden Güneş tarafından bazı özellikler ve belli ruhlar verilmiştir ve bu sayede de Sonsuz Bilgi ve Bilgeliğe sahip yaşayan varlıklar olmuşlardır. Yaşam Döngüsü’nü, ölümü ve yenilenmeyi ifade ederler.

Bu inanç doğrultusunda Druidler, evreni de kökleri toprağın derinliklerine, dalları göklerin yüksekliklerine uzanan bir ağaç olarak tasavvur etmişlerdir. Onlara göre insanlar da ağaçlardan inmişlerdir ve bunların mistik özelliklerini de yanlarında getirirler.

Robert Graves’in incelediği alfabe Ogham’ın, bir nevi işaret dilinden uyarlandığına ve bazı eski Kelt dillerinin alfabesi olduğuna inanılmaktadır. Alfabedeki 20 harfe, Druidler’in en kutsal gördüğü 20 ağacın ismi verilmiştir. Bu harfler, hala Keltler’den kalan taş anıtların üzeride kazınmış halde bulunmaktadır.

Keltler, insanları, doğum tarihlerine bağlı olmak üzere şu ağaçlarla ilişkilendirmişlerdir.

Huş (24 Aralık – 20 Ocak)

Bu kişiler son derece hırslı ve kararlıdırlar. Hedefe yönelik çalışırlar ve başarılı olmaya ihtiyaç duyarlar. Güvenilir ve sadıktırlar. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Huşları, çok daha tepkisel ve duygusal, içedönük olmaya eğilimlidirler. Kendilerine çok güvendiklerinden, hedeflerini takip etmekte bazen gereğinden fazla ısrar ederler. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Huşları ise amaçlarının tamamen farkında olan objektif vizyonerlerdir ve daha dışadönük olmaya eğilimlidirler. Ancak bunlar da, arasıra yaşadıkları “gerçeklikten kopuş” nedeniyle karar mekanizmalarının sekteye uğraması sorunuyla karşılaşırlar.

Üvez (21 Ocak – 17 Şubat)

Güçlü insancıl ve spiritüel ilkelere bağlı, vizyoner bir zihne sahip, ilerlemeci ve idealist düşünürlerdir. Kısıtlamalara tahammül edemez ve sürekli de değişimi getirmeye çalışırlar. Sıradanlıklara da dayanamazlar. Yenilikçi fikirleri her zaman toplumun geri kalanının aklına yatmayabilir. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Üvezleri, büyük sosyal değişimleri sağlama kapasitesine sahipse de, genellikle uzun soluklu işlerde çabuk sıkılmaya ve sabırsızlanmaya yatkındırlar. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Üvezleri ise büyük bir etkileme gücüne sahiplerdir ama sağlayabileceklerinden fazlası için söz vermeye eğimli olurlar.

Dişbudak (18 Şubat – 17 Mart)

Karakterlerinde iki farklı yön barındıran bu insanlar, zaman zaman kolay incinebilen, sanat eğilimli kişiler; zaman zaman da kararlı pragmatikler olurlar. Duyarlı ve sevgi doludurlar; bu da onların insanın yapıtaşlarını kolay anlamalarını sağlar. Çevrelerindeki insanların çektiği acıyı dindirmekte oldukça yeteneklidirler. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Dişbudakları, duygusal ilişkiler söz konusu olduğunda tepkisel davranabilirler. Çekingen gözükseler de, yüzeyin altında atik ve ani hareket edebilen bir insan gizlidir. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Dişbudakları ise olaylara yücegönüllülükle, kendilerinden fedakarlık yaparak tepki verirler.

Kızılağaç (18 Mart – 14 Nisan)

Güçlü, maceracı, hareketli ve cesur olan bu kişiler aslında çok iyi birer müttefik de olsalar, kendi savaşlarına yönelmeyi tercih ederler. Sanki sürekli huzursuz gibidirler ve amaçlarına ulaşmaya çalışırken birçok tehlikeye girip çıkabilir, şartları pek önemsemeden sadece ileri gitmeye uğraşırlar. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Kızılağaçları, son derece huzursuz ve kararsızdır. Bu nedenle arada bir yavaşlayıp hareketlerinin sonuçlarının ne olacağını düşünmeleri gerekir. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Kızılağaçları ise yaşama daha özgüvenli şekilde yaklaşır ve büyük bir ikna becerisine de sahiptir ama o da çoğunlukla içten gelen büyük enerjiden yoksundur.

Söğüt (15 Nisan - 12 Mayıs)

Güçlü bir iradeye ve iyi bir hafızaya sahip, düşüncelerini kolayca dile getirebilen insanlardır. Duygusaldırlar ve ruh halleri de hızlı biçimde değişir. Pratik insanlar oldukları için kolaylıkla mucit de olabilirler ama yaşamın gizemlerine de çekilip dururlar. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Söğütleri’nin ruh halleri oldukça hızlı değiştiğinden, bir dakikaları bir dakikalarını tutmaz. Yine de, bir fırsat yakaladıkları zaman hızla hareket edip bunu değerlendirmesini bilirler. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Söğütleri ise her şeye çare bulan, her işin altından kalkan kişilerdir ve sıradışı bir hafızaya sahip olurlar.

Alıç (13 Mayıs – 9 Haziran)

Karizmatik, yaratıcı ve yenilikçi fikirler ile doludurlar. Oldukça yeteneklidirler ve birçok duruma da uyum sağlamasını bilirler. Sempatikliklerini kaybetmeden çevrelerindeki insanları etkileri altına almayı bilirler. Eski Kelt ozanları ve rahiplerinin sahip olduğu özellikleri vardır ve bunlar sanat alanında da ortaya çıkarlar. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Alıçları, tepkisel ve duyarlı, çoğunlukla da kırılganlardır. Bir hareket tarzı belirlediklerinde de kararlı kişilere dönüşürler. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Alıçları ise, yakın ikili ilişkilerde pek fazla kısıtlanmaya gelemeyen insanlardır. Herşeyi fark etmelerini ve incelemelerini sağlayan geniş bir bakış açısına sahiptirler.

Meşe (10 Haziran - 7 Temmuz)

Kararlı, coşkulu ve sorumluluk duygusuna sahip insanlardır. Kişisel çekimleri ve insanları etkileme becerilere sayesinde doğuştan liderdirler. Dirençle karşılatıkları zaman zaman kolay kolay gerilemezler. Ahlaki değerlere son derece byük önem yüklerler. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Meşeleri, finansal riskler almaya eğimlidirler. İyi birer lider olurlar ve açgözlülük ya da para hırsı gibi kavramları terk etmişlerdir. Son iki haftada doğan Dolunay meşeleri ise finansal kayıp riskine daha az sahiptirler. Yaratıcıdırlar ve kendilerinden bolca veren bonkör bir doğaya sahiptirler.

Çobanpüskülü (8 Temmuz – 4 Ağustos)

Pratik, becerikli ve kuvvetli direnç karşısında bile değişmeyen bir karaktere sahiptirler. Temkinli ve mantıklıdırlar ama liderlik etmek yerine yardım etmeyi tercih ederler. Çevrelerindekileri destekler, onları korur ama aynı zamanda da sahiplenirler. “Sözleri senettir”. İlk iki hafta içerisinde doğanlar, hem finansal hem de duygusal destek sağlayarak sürekli başkalarının amaçlarına ulaşmasına yardım etmeye çalışırlar. Toplum örgütlerinin kurucuları olurlar. Son iki hafta içerisinde doğanlar ise eleştiriye çok duyarlıdırlar ve hemen dış dünyadan çekilme eğilimine girerler.

Fındık (5 Ağustos – 1 Eylül)

Duyarlı, zeki ve mantıklı kişilerdir. Ayrıca planlama ve organizasyon yapma yetenekleri gelişmiştir. Canlı bir hayalgücüne sahiptirler ve idealist düşünürler oldukları söylenebilir. Sanatsal yönleri, pratik kullanım alanları da olan eserler yaratmalarını sağlar. İlk iki hafta içerisinde doğmuş olanlar bilgi açlığı çekerler ve bu bilgiye ulaşmak için çalışırken bazı şeyleri gereğinden fazla kurcalayabilirler. Son iki hafta içerisinde doğmuş olanlar ise dışadönük, dürüstlüğe önem veren, kesin ilkelere sahip kişilerdir. Bildiklerini sık sık başkalarına aktarmaya eğilim gösterirler.

Asma (2 Eylül – 29 Eylül)

Otoriter ve yüksek standartları olan kişilerdir. Soğuk ve uzak görünseler de, içlerinde duygulu, duyarlı, kolay kırılan romantikler vardır. Detayları iyi inceler ve estetikten de çok iyi anlarlar. Çift kişilik sergileyip bir an çok neşeli, hemen sonrasında ağlamaklı olmaları şaşırtıcı değildir. İlk iki hafta içerisinde doğan kişiler, hislerini kolayca ifade eder ama yaşamın zorluklarını kabullenmekte güçlük çekerler. Yine de çevrelerine karşı son derece destekleyici yaklaşımları vardır. Son iki hafta içerisinde doğanlar ise gereğinden fazla duyarlı olabilirler. Yine de kırıldıkları zaman affetmekte zorlanmazlar.

Sarmaşık (30 Eylül – 27 Ekim)

Güçlü ve birçok yeteneğe sahip insanlardır. Kendi tarzlarına sahiptirler ve renkli kişilikleri vardır. Sosyal, çekici ve neşelidirler. İnsanları kızdırmaktan ve çatışmaktan özenle kaçınırlar. Kararsız olsalar da zayıf iradeli değillerdir ve zorluklara da çevrelerine bulaştırdıkları bir iyimserlik ile yaklaşırlar. İlk iki hafta içerisinde doğanlar, sanat alanlarında radikal fikirlere sahip olabilirler. Diğer taraftan kararsızdırlar ve başarı dereceleri de sürekli değişkenlik gösterebilir. Son iki hafta içerisinde doğanlar ise birçok konuda son derece bonkördür ama iş maddiyata gelince temkini elden bırakmazlar. Gücü ellerinde tuttukları sürece son derece sert kişiler olabilirler.

Saz (28 Ekim – 24 Kasım)

Yaratıcı kişilerdir ve karmaşık sorunları bile kolayca detaylarıyla görürler. Çok iyi dostlar olabilirler ama çok da kıskanç olmaya eğilim gösterirler. Kıskanç damarları kontrol altında tutulursa, çok iyi birer eş olurlar. Gücü tamamen ellerinde tutmak isterler ve iyi liderler olabilirler. İlk iki hafta içerisinde doğanlar hem çok iyi dostlar, hem de amansız düşmanlar olurlar. Ancak iki konumda da, karşılarındaki kişilerin saygısını kazanmayı bilirler. Son iki hafta içerisinde doğmuş olanlar ise toplum tarafından tanınmaya daha yakın olurlar ama onların da sürekli tek bir konu üzerinde yoğunlaşamamak, daldan dala atlamak gibi bir sorunu olabilir.

Mürver (25 Kasım – 23 Aralık)

Yaşamları boyunca belirgin bir gelişme gösterirler. Genellikle miras gibi bir yoldan daha çocuklarında bazı kazançlar sağlarlar. Bu onları bir parça savurgan olmaya itebilir. Çok meraklıdırlar ve öğrenmek istedikleri bilgiye ulaşmak için uzun mesafeleri aşmaktan çekinmezler. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Mürveri sözünü sakınmaz ve dışadönüktür. Aynı zamanda haksızlığa ve yozlaşmaya karşı gelen etkileyici bir konuşmacıdır. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Mürverleri ise vizyon sahibi kişilerdir. Kişilerle doğrudan karşı karşıya gelmek yerine arkaplanda çalışmayı tercih ederler.

_________________
..
HAYATIMIN İSMİSİN
ZAMANIN İLACI
HAYATIN TADI
SONSUZLUĞUN VARLIĞIMSIN.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://samanyolu.forumup.com
 
Kelt Astrolojisi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
asianeagle.niceboard.com :: Forum Board :: WELCOME...-
Buraya geçin: